Haziran ayındaki olağanüstü genel kurula hazırlanan sarı-lacivertli camiada, Futbol Konseyi üyeleri kritik dönemeçleri değerlendirerek kulübün gelecekteki yönetim modeline dair dikkat çeken önerilerde bulundu.
Fenerbahçe, 6-7 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak olan başkanlık seçimine kilitlenmiş durumda. Şansal Büyüka, Mehmet Arslan ve Ufuk Kaan Karacan’dan oluşan Futbol Konseyi, kulübün içinde bulunduğu süreci ve önündeki seçenekleri masaya yatırdı. Tartışmaların odağında ise sadece yeni başkanın kim olacağı değil, Fenerbahçe’nin ihtiyaç duyduğu futbol aklı yer aldı.
Tedesco ayrılığı ve yönetişim zafiyeti
Teknik direktör Domenico Tedesco ile yolların ayrılma biçimi, konsey üyelerinin ortak eleştiri noktası oldu. Şansal Büyüka, hedefin kalmadığı bir dönemde bu kararın yeni yönetime bırakılması gerektiğini belirtirken, Ufuk Kaan Karacan ise hocanın kamuoyunun önüne atılmasının taraftar nezdinde ciddi bir güven kaybına yol açtığını savundu. Mehmet Arslan ise futbola saygıyı yeniden tesis eden bir ismin, görevi bırakan bir yönetim tarafından gönderilmesinin hakkaniyetli olmadığını ifade etti.
Süperstar başkan modelinden kurumsal yapıya
Kulübün geleceğine dair en önemli tartışma ise "tek adam" odaklı yönetim tarzı üzerine kuruldu. Ufuk Kaan Karacan, artık bireysel kurtarıcılar döneminin kapandığını belirterek, Fenerbahçe'nin "Süperstar Başkan" modelinden vazgeçip, görev tanımları netleşmiş bir "Yönetim Kurulu" modeline geçiş yapması gerektiğini vurguladı. Mehmet Arslan ise kişisel iktidar savaşlarının kulübe zarar verdiğine dikkat çekerek, artık Fenerbahçe’nin kendi çıkarlarının şahısların önünde tutulması gerektiğinin altını çizdi.
Futbol aklının inşası ve transfer stratejisi
Konsey üyeleri, sportif direktörlük müessesesi hakkında da oldukça temkinli yaklaşımlar sergiledi. Şansal Büyüka, geçmişte görev yapan yabancı sportif direktörlerin maliyeti yüksek ancak verimi düşük transferlerle kulübe büyük zararlar verdiğini hatırlatarak, futbol aklının ancak seçkin eski oyuncularla oluşturulabileceğini belirtti.
Adayların şanslarını değerlendiren uzmanlar, Aziz Yıldırım’ın olası adaylığının denklemi tamamen değiştirebileceği üzerinde dururken, üyelerin sadece başkan ismine değil, "futbolun direksiyonunda kimin oturacağına" odaklanmaları gerektiğini hatırlattı. Mehmet Ali Aydınlar’ın 3 Temmuz sürecini iyi yönetmesi durumunda avantaj sağlayabileceğine dikkat çeken konsey, sonuç olarak "yeni ve denenmemiş" isimlerden ziyade, kaliteli kadro kurabilen ve sistem odaklı çalışan bir yapının başarıyı getireceği konusunda birleşti.