Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, ağustos ayı olağan toplantısında camianın geleceğine yönelik güçlü mesajlar verdi. Seçim sürecini, yönetim istikrarını, 3 Temmuz mücadelesini ve kulübün kurumsal yapısını değerlendiren Mosturoğlu, Fenerbahçe’nin artık bütün enerjisini sportif başarıya yöneltmesi gerektiğini söyledi.
Konuşmasının merkezine birlik ve beraberliği yerleştiren Mosturoğlu’nun mesajı açıktı: Seçim geride kaldı, yeni yönetim göreve başladı ve Fenerbahçe’nin kaybedecek tek bir saniyesi yok.
Aziz Yıldırım ve yeni yönetime başarı dileği
Şekip Mosturoğlu, 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda 27 bin 387 üyenin oy kullandığını hatırlattı.
Aziz Yıldırım’ın 17 bin 245 oyla Fenerbahçe’nin 35. başkanı seçildiğini belirten Mosturoğlu, yeni başkan ve yönetim kurulunu tebrik etti. Sarı-lacivertli kulübün yeni dönemde kupa ve madalyalarla dolu bir sürece girmesini temenni etti.
Yüksek katılımı Fenerbahçe üyelerinin kulübün geleceğine sahip çıkma iradesinin göstergesi olarak değerlendiren Mosturoğlu, seçimin demokratik olgunluk ve güven ortamında tamamlanmasını kulübün güçlü kültürünün bir sonucu olarak gösterdi.
Yönetim istikrarına dikkat çekti
Mosturoğlu, Fenerbahçe’nin son iki yıl içerisinde ikinci kez olağanüstü seçim kararı aldığını ve üç yıllık yönetim döneminin üçüncü başkanla sürdürüleceğini hatırlattı.
Bu tablonun kulübün ihtiyaç duyduğu yönetim istikrarıyla bağdaşmadığını söyleyen Mosturoğlu, sürdürülebilir başarı için uzun vadeli ve istikrarlı bir yönetime ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Fenerbahçe’de sık sık değişen yönetim yapısının üzerinde düşünülmesi gereken olumsuz bir durum olduğunu ifade eden Yüksek Divan Kurulu Başkanı, yeni dönemin uzun soluklu başarıların başlangıcı olmasını diledi.
Seçimde emeği geçenlere teşekkür
Şekip Mosturoğlu, seçim sürecinin güvenli ve yüksek standartlarda yürütülmesine katkı sağlayan eski Başkan Sadettin Saran ve yönetimine teşekkür etti.
Aziz Yıldırım ve ekibinin yanı sıra başkan adayı Hakan Safi ve ekibine de seçim sürecindeki katkıları nedeniyle teşekkür eden Mosturoğlu; Yüksek Divan Kurulu Başkanlığı üyelerini, sicil kurulunu, üyelik ilişkileri birimini, stadyum güvenlik ekibini ve kulüp personelini de unutmadı.
Sandıklarda görev yapan kulüp üyelerinin ve gözlemcilerin büyük bir sorumluluk üstlendiğini belirten Mosturoğlu, seçimin kulübün namusu olduğu anlayışıyla hareket eden herkese şükranlarını sundu.
“Birleşme ve tek yürek olma zamanı”
Seçim yarışının tamamlandığını belirten Mosturoğlu, camianın farklılıkları geride bırakması gerektiğini söyledi.
Fenerbahçe’nin artık ayrılıkları değil, ortak değerlerini konuşması gerektiğini vurgulayan Mosturoğlu, Başkan Aziz Yıldırım ve yönetiminin yanında durmanın camianın temel sorumluluğu olduğunu ifade etti.
“Kulübümüzün kaybedecek tek bir saniyesi yoktur” diyen Mosturoğlu, Yüksek Divan Kurulu üyelerine de birlik konusunda öncülük etme çağrısı yaptı.
Seçim dönemlerinde farklı görüşlerin ve tercihlerin doğal olduğunu belirten Mosturoğlu, sandık kapandıktan sonra bütün üyelerin ortak kimliğinin yeniden ortaya çıktığını söyledi: Fenerbahçelilik.
Futboldaki şampiyonluk hasretini işaret etti
Mosturoğlu, Fenerbahçe’nin farklı branşlarda önemli başarılar elde etmesine rağmen futbolda uzun süredir şampiyonluk özlemi yaşadığını hatırlattı.
Yeni sezon sonunda bu hasretin sona ermesinin bütün camianın ortak hedefi olması gerektiğini söyleyen Mosturoğlu, iç birlikteliğin sportif başarı yolundaki en önemli güçlerden biri olacağını belirtti.
Fenerbahçe’nin 120. kuruluş yılının büyük başarılarla taçlandırılmasını isteyen Yüksek Divan Kurulu Başkanı, camianın her ferdinin bu tarihî dönemde emeği ve çabasıyla pay sahibi olması gerektiğini vurguladı.
3 Temmuz için güçlü hafıza mesajı
Konuşmasının önemli bir bölümünü 3 Temmuz sürecine ayıran Şekip Mosturoğlu, 3 Temmuz 2011’in Fenerbahçe tarihinden hiçbir zaman silinemeyeceğini söyledi.
Mosturoğlu, süreci FETÖ tarafından Fenerbahçe’nin ekonomik yapısına, sportif gücüne ve varlığına karşı düzenlenmiş organize bir saldırı olarak değerlendirdi.
Fenerbahçe’nin bugün hâlâ güçlü biçimde ayakta durabilmesini taraftarın ve camianın tribünde, sokakta, adliyede ve hayatın her alanında verdiği mücadeleye bağlayan Mosturoğlu, sarı-lacivert duvarın kulübün hayatta kalmasını sağladığını ifade etti.
Hukuki mücadele devam edecek
3 Temmuz sürecinde yaşanan maddi ve manevi kayıpların tam anlamıyla telafi edilemeyeceğini söyleyen Mosturoğlu, sorumluluğu bulunan kişilerin hukuk önünde hesap vermesi için kulübün mücadelesinin devam edeceğini belirtti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dönemin Türkiye Futbol Federasyonu mensupları hakkında yürütülen soruşturmanın önemine dikkat çeken Mosturoğlu, UEFA süreçlerine yönelik müdahalelerin ortaya çıkarılması bakımından bu dosyanın yakından takip edildiğini söyledi.
3 Temmuz’un yalnızca geçmişte kalan bir olay olmadığını belirten Mosturoğlu, bu mücadelenin gelecek nesillere aktarılması gereken bir hafıza, sorumluluk ve duruş meselesi olduğunu vurguladı.
Mücadelede kaybedilen isimleri andı
Mosturoğlu, 3 Temmuz mücadelesinde yer alan ve bugün hayatta olmayan Fenerbahçelileri rahmet ve minnetle andı.
Eski Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay’ın yanı sıra Serkan Acar ve Ahmet Çelebi’yi de anan Mosturoğlu, 15 yıldır mücadeleden vazgeçmeyen Aziz Yıldırım’a, geçmiş dönem başkan ve yöneticilerine, hukukçulara ve camianın bütün mensuplarına teşekkür etti.
Sarı-lacivert duvarı oluşturan taraftarlara seslenen Mosturoğlu, “İyi ki varsınız, iyi ki Fenerbahçeliyiz” mesajını verdi.
“Yönetim yetkidir, Divan hafıza ve dengedir”
Şekip Mosturoğlu, Yüksek Divan Kurulunun kulüp yönetimindeki konumuna ilişkin de önemli bir çerçeve çizdi.
Divanın günlük yönetim süreçlerine müdahale eden bir yapı olmadığını ifade eden Mosturoğlu, “Yönetim yetkidir. Divan ise hafıza ve dengedir” sözleriyle iki organ arasındaki ilişkiyi tanımladı.
Yüksek Divan Kurulunun görevinin kurumsal hafızayı korumak, doğru görülen konularda katkı sunmak ve gerektiğinde yapıcı uyarılarda bulunmak olduğunu belirtti.
Farklı görüşlerin ifade edilmesinin kulübe zarar vermeyeceğini söyleyen Mosturoğlu, önemli olanın bütün değerlendirmelerin Fenerbahçe’nin menfaatleri doğrultusunda yapılması olduğunu vurguladı.
Kurumsal reform ve mali disiplin çağrısı
Yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporlarının yalnızca geçmiş dönemi değerlendirmek için değil, Fenerbahçe’nin geleceğini şekillendirmek için de önemli olduğunu belirten Mosturoğlu; kurumsal reform, mali disiplin, sportif yapılanma ve sürdürülebilir başarı başlıklarına dikkat çekti.
Büyük kulüplerin yalnızca bugünkü başarılarla ayakta kalamayacağını söyleyen Mosturoğlu, gelecekteki belirsizliklere karşı hazırlıklı ve güçlü bir kurumsal sistem kurulması gerektiğini ifade etti.
Fenerbahçe’nin hedefinin yalnızca dönemsel başarı elde etmek değil, başarıyı sürekli hale getirecek bir yapı oluşturmak olması gerektiğini söyledi.
“Tek önceliğimiz Fenerbahçe’nin başarısı”
Şekip Mosturoğlu, konuşmasının son bölümünde üyelerin bağlılığının yalnızca Fenerbahçe Spor Kulübüne ve kulüp tüzüğüne olduğunu vurguladı.
Kulübün menfaatleri doğrultusunda farklı düşüncelerin dile getirilebileceğini ancak Fenerbahçe’nin değerleri ve hedefleri söz konusu olduğunda camianın tek vücut olması gerektiğini belirtti.
Mosturoğlu’nun kapanış mesajı yeni dönemin çerçevesini ortaya koydu: Geçmişten ders çıkaran, kurumsal yapısını güçlendiren, mali disiplinini koruyan ve bütün gücünü sportif başarıya yönelten bir Fenerbahçe.
Seçim tamamlandı, görev dağılımı yapıldı. Şimdi sarı-lacivertli camianın önündeki büyük sınav, birlik iradesini sahadaki başarıya ve kalıcı bir yönetim düzenine dönüştürmek olacak.