Sarı-lacivertli ekip Konyaspor deplasmanında sezonun en iyi performanslarından birini sergilese de, Galatasaray'ın galibiyetiyle şampiyonluk umutları matematiksel olarak tükendi.
Fenerbahçe, şampiyonluk iddiasının sürdüğü kritik Konyaspor sınavına psikolojik baskı altında çıktı. Rakibini 15 gün önce kupadan elenmesine neden olan hatalardan arınmış bir oyunla karşılayan sarı-lacivertliler, Fred’in 13. dakikada attığı golle özgüven kazandı. Orta alanda kurulan hakimiyet ve rakibin geçiş oyunlarına verilen yerinde cevaplar, Fenerbahçe’nin sahada daha organize bir görüntü çizmesini sağladı.
Kazanılan zaferin ötesinde bir arayış
İkinci yarıda iki takımın da açık futbolu tercih etmesi, izleyenlere hareketli bir maç izletti. Brown’un golüyle farkı açan Fenerbahçe, İstanbul’dan gelen haberlerle bir kez daha sarsıldı. Galatasaray’ın Antalyaspor karşısındaki galibiyeti, Fred’in maçın sonucunu belirleyen golüyle gelen 3 puanın şampiyonluk için yeterli olmadığını tescilledi. Bu skorla birlikte Fenerbahçe için bir sezon daha hüsranla noktalanmış oldu.
PSG modeli mi, geleneksel yöntemler mi?
Fenerbahçe’nin artık sürekli hoca değişimleri ve bitmek bilmeyen yüksek maliyetli transferlerle hedefe ulaşamayacağı gün gibi ortada. Kulübün içinde bulunduğu kriz ortamından çıkış yolu, popülist yaklaşımlardan ziyade tıpkı PSG örneğinde olduğu gibi genç oyunculara yatırım yapan ve başarıyı bir sisteme dayandıran uzun vadeli projelerden geçiyor. Şampiyonluk hasretiyle geçen 10 yılın ardından taraftar, kısa vadeli başarılar yerine kulübün önümüzdeki 10 yılını teminat altına alacak köklü bir yapılanmaya çok daha sıcak bakıyor.