Sarı-lacivertli camia, saha içindeki yüksek istatistiklere rağmen neden hedefine ulaşamadığını sorguluyor. İstatistiklerin parladığı ancak kupa hayallerinin sönümlendiği bu sezon, Fenerbahçe için bir "kırılma anı" olarak kayıtlara geçti.
Kadıköy'de bu yıl sadece futbolcuların koşusu değil, yönetici odalarındaki değişim rüzgarları da gündemin ana maddesiydi. Ali Koç ve Sadettin Saran eksenindeki süreç, saha içine odaklanılması gereken dönemlerde dikkatleri koridorlara kaydırdı. Mourinho’dan Tedesco’ya geçişle birlikte kulübede yaşanan değişim, takımın oyun hafızasında da bir arayışa neden oldu. Galatasaray'ın yıllardır koruduğu o sarsılmaz yönetim ve kadro istikrarı karşısında Fenerbahçe, sürekli kendini yeniden kurgulayan bir yapıda kaldı.
Rakamların ötesindeki hücum sancısı
Fenerbahçe’nin bu sezonki verileri, aslında başarısız bir takımdan ziyade, potansiyelini skor tablosuna yansıtamayan bir ekibi işaret ediyor. Maç başına 2.2 gol ortalaması, %58’i bulan topa sahip olma oranları ve 17’yi aşan şut sayıları, hücumda ne kadar üretken olunduğunun kanıtı. Ancak %13 gibi düşük bir skora dönüşüm oranı, galibiyetin anahtarının neden sürekli kaybolduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle büyük şansların harcandığı kritik 90 dakikalar, sezonun kaderini çizen en büyük etken oldu.
Bireysel parıltılar, takım bütünlüğüne kurban mı gitti?
Takımın en üretken isimleri olan Asensio ve Talisca, hücum hattında adeta bir maestro gibi görev yaptılar. Talisca’nın 19 golle skorer kimliği ve Asensio’nun çift haneli gol-asist katkısı, hücumun ne kadar bireysel yeteneklere dayandığını gösterdi. Ancak orta sahadan gelen bu skor yükü, takımı klasik bir forvet düzeninden ziyade sürekli bir arayışa itti.
Savunma hattında Skriniar’ın liderliğinde örülen duvar, genel olarak sağlam dursa da, savunmada verilen "doğrudan hatalar" puan kayıplarının en büyük sebebiydi. Kerem Aktürkoğlu gibi risk alarak oyunun kaderini değiştirmeye çalışan isimler olsa da, takımın bütününde hissedilen o zihinsel kırılganlık, şampiyonluk yolundaki en büyük engeldi. Fenerbahçe, bu sezon iyi bir takım olmanın ötesine geçip, o acımasız şampiyon kimliğini maalesef saha içerisinde tam olarak inşa edemedi.